Basında Akdeniz
 
Kura değil, büyümeye odaklandık

borsagundem.com


Akdeniz Güvenlik Yönetim Kurulu Başkanı Necmeddin Şimşek, şirketin hedefleri ve Türkiye ekonomisindeki gelişmeleri değerlendirdi.
17 Aralık’ta başlayan yolsuzluk ve rüşvet operasyonları sonrası büyük bir kriz dalgasına kapılan Türkiye ekonomisi,  doların önlenemez yükselişiyle de gergin günler yaşadı. Merkez Bankası’nın faiz müdahalesinin bile durduramadığı bu zıplayış özellikle dövize bağımlı şirketlerde yeni bir tehdit oluşturdu: Kur zararı. Peki, yurt dışıyla bağlantılı borsadaki şirketler bu gelişmeleri nasıl yorumluyor. Kur hedefleri ne? Önlemleri var mı? Enflasyon için ne diyorlar? Politik riskler onlara göre ekonomiyi nasıl etkiler? Gelecekte Türkiye’yi bekleyen yeni sıkıntılar neler olabilir? Son zamanlarda aldığı ihalelerle adını sürekli gündemde tutan Akdeniz Güvenlik Yönetim Kurulu Başkanı Necmeddin Şimşek borsagundem.com’a konuştu.

Borsagundem.com-Dolarda yukarı yönlü gidiş nasıl seyredecek? İleriye dönük beklentiniz neler olur?

Necmeddin Şimşek: 
2,39 civarlarını gören dolar kurunu fazlasıyla spekülatif buluyorum. Her ne kadar cari açık önemli bir sorun olsa da Türkiye ekonomisinin performansı bu denli büyük bir kur sıçramasını hak etmiyor. Küresel krizi, durgunluğu ve savaşı yanı başında yaşayan Türkiye’nin büyümesini sürdürmesi bunun en önemli kanıtı zaten. Bu Türkiye’nin enerji ihtiyacı nedeniyle kabaran ithalat faturasını artıracaktır, ancak öbür taraftan ihracatımıza da görece bir avantaj kazandırır.

-Şirketiniz bu süreçte nasıl etkilenecek? Önlemleriniz nedir?

Necmeddin Şimşek: 
Yurt dışına “hizmet” ihraç eden  bir şirketler grubu olarak dövizdeki bu suni yükselişin ihracatımızı olumlu yönde etkileyeceğini düşünüyorum.  Elektronik güvenlik alanında bu maliyetleri artıran bir faktör. Ancak dediğim gibi biz asıl katma değeri kaliteli hizmet üretimi ile elde ediyoruz. Yine  hizmet üreten bir şirketler grubu olarak döviz kurlarından çok büyümeye ve istihdama odaklanıyoruz. Genç ve dinamik bir nüfusumuz var. Eğitim ve kalite ile büyümenin yanı sıra, hizmet sektörü ve özellikle güvenlik sektöründe yurt dışına hizmet ihracatımızı artırmayı hedefliyoruz.  Bunun için mevzuatın da güncellenmesi gerekiyor.

-Kur hedefiniz var mı?

Necmeddin Şimşek
: Söylediğimiz gibi 2,39 civarlarındaki dolar kurunu gerçekçi bulmuyoruz. Siyasal çalkantıların sona ermesi ve manipülatif hareketlerin kesintiye uğramasıyla birlikte kurun 1.93-1.97 civarına oturacağını düşünüyoruz.

-Faiz oranlarıyla ilgili düşünceleriniz neler?

Necmeddin Şimşek
: İstihdam yaratarak büyüyen bütün işletmeler için faiz oranlarının istikrarı önemli. Burada reel faiz yatırım olanaklarını doğrudan belirliyor. İç piyasada tüketime yönelik önlemlerin bankaların yatırıma yönelik kredilerini genişleteceği söylenebilir. Ancak biz grup olarak yatırımlarımızı özsermayemize dayanarak yaptığımız için önemli bir borç yükü ile karşı karşıya değiliz.   

-Son enflasyon rakamlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Necmeddin Şimşek:
 Yüzde 7,75 oranındaki yıllık enflasyon Merkez Bankası tahminlerinin kısmen üzerinde olsa da ekonomi açısından önemli bir risk oluşturmuyor. 2013 yılında yaşadığımız politik çalkantılar bir yana, 2008 yılından beri  bir türlü istikrar kazanmayan dünyanın yaşadığı bir finansal kriz var. Böyle bir dönemde Türkiye ciddi mali politikalarıyla enflasyonu kontrol altında tutuyor.

-Makroekonomik politikalar hakkında görüşleriniz nedir? Önerileriniz var mı?

Necmeddin Şimşek: 
Türkiye ekonomideki istikrarla birlikte büyümeyi sürdürüyor. Bunun altının çizilmesi gerektiğini düşünüyorum. Ancak örneğin kıdem tazminatlarının fona devredilmesi gibi konularda Hükümetin, işçi ve işveren taraflarının daha akılcı adımlar atmasını sağlamasını bekliyoruz. Hizmet üreten şirketler olarak biz kaliteli katma değere ve verimliliğe inanıyoruz. Özellikle kamunun hizmet alımında verimliliği ve rekabeti öne çıkaracak önlemler alması, “ucuz işgücü” sağlamak yerine “kaliteli ve verimli hizmet” alımına yönelecek düzenlemeleri yapması şart.

-İthalat ve ihracat politikları hakkında neler düşünüyorsunuz? Bu konuda önerileriniz var mı?

Necmeddin Şimşek: 
Hizmet sektörü ihracatında mevzuatın iyileştirilmesi şart. Çünkü kalite ve verimlilik anlamında dünya ile rekabet edebilir haldeyiz. Ancak yasal düzenlemelerin eksikliği dünyaya açılmamızı engelliyor.

-Politik gelişmeler AB sürecini nasıl etkiler?

Necmeddin Şimşek: 
Türkiye, dünyanın en dinamik ekonomilerinden birine sahip. AB ile on yıl önceki noktada değiliz. Entegrasyon için Türkiye’nin harcadığı çabaların karşılığını görmesi gerekiyor. Görüşmelerin siyasi nedenlerle “tıkanması” Türkiye’den çok AB’nin düşünmesi gereken bir faktör. Bu yüzden asıl belirleyici olanın Türkiye’nin dinamik ekonomisi olduğunu, AB’nin de buna daha fazla kayıtsız kalamayacağını düşünüyoruz.

- Politik risklerin ekonomiye etkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Necmeddin Şimşek: 
Türkiye’nin ekonomik istikrarı politik istikrarıyla sağlandı. Son 11 yılda yaşanan gelişmeler hepimizin malumu. Bu istikrar artık yapısal bir nitelikte. Kısa vadeli ve bence “suni” politik çalkantılarla değişmeyeceğini hep birlikte göreceğiz.

-Sizce Türkiye’nin en büyük riskleri nelerdir? Türkiye’nin avantajları nelerdir?

Necmeddin Şimşek:
 Türkiye’nin en büyük riski büyüme için gereken enerjiye olan ihtiyacı. Ayrıca coğrafi konumu, Ortadoğu’ya yakınlığı risk oluşturduğu kadar avantaj da sağlıyor. En büyük avantajımız ise istikrarlı büyüyen ekonomi kadar, sahip olduğumuz genç, dinamik nüfus. Eğitim ve rekabetle bu nüfusu ekonomiye dahil edebildiğimiz ölçüde ülke olarak kazanırız.

 

 
Akdeniz Güvenlik 2013